BARIŞ
MANÇO'NUN HAYATI
| 1 Ocak 1943 günü Üsküdar'da dünyaya gelen Barış Manço, 1 Şubat 1999 günü Türk Hafif Müziği'nde büyük devrimler yapmış ve adını altın harflerle yazdırmış bir sanatçı olarak aramızdan ayrılıverdi. İsmail Hakkı Bey ile Rikkat Uyanık Hanim(Annesi Adana Kozan`dan olduğu için "Bin Boğanın Kızı" isimli parçasında "kozan yaylasından geldim" diyordu barış), böyle bir evlada sahip oldukları için hep gururlandılar. Ekmeğin karneyle dağıtıldığı yıllarda dünyaya merhaba diyen Barış'ın nüfus kağıdında 15 tane ekmek mühürü vardı. Bit salgını kırıp geçirirken o ilkokulun merdivenlerini aşındırıyordu. O yıllarda Barış'ın bir tek arzusu vardı, büyükelçi olacaktı. Aradan yıllar geçtikten sonra Manço hedef büyütecek önce Kültür Bakanı, sonra Kadıköy Belediye Başkanı en son olarak da Cumhurbaşkanı olmak isteyecekti. Derken Galatasaray Lisesi'nin yolunu tuttu (okul numarası 1018). Klasik, disiplinli ve kültür dolu yatılı öğrencilik yılları onu bekliyordu. Çok başarılı bir öğrenci değildi. İkmaller ve Savaş ağabeyinin sopalarıyla liseyi bitirdi. Barış hep yakınırdı; ‘‘Hiç parçalanacak oyuncağım olmadı’’ diye. Fakat o günlerin Manço'sundaki Güzel Sanatlara yatkınlık belirtileri kimsenin gözünden kaçmıyordu. Bir yandan resimler yapıyor, bir yandan da besteler üzerinde çalışıyordu. Derken 1963 yılında Belçika Kraliyet Akademisi'nin yolunu tuttu. İstanbul'dan başka bir yer göremeden, otostop yaparak Belçika'ya gitti. Desen ve grafik sanatlar öğrenimi yaparak 1969 yılında mezun oldu. Bu öğrenimi sırasında İstanbul'la Brüksel arasında mekik dokudu. Bir keresinde ‘‘Hayırlı akrabalarım pederin vefatından sonra bir çöp bile bırakmamışlar bana’’ diye dert yanmıştı gülerek. Vatani görevini 1972’de yedek subay olarak Edremit’te(Memleketim BALIKESİR`in şirin bir ilçesi) yapan Barış, askerden tezkere aldığının ikinci günü 2 Aralık 1973’te ilk video klibini Genç Osman adlı şarkıyı yaptı. Barış Manço, ilk evliliğini 1976 yılında Belçika’da bulunduğu yıllarda yaptı. Maria Claude adında fotomodel bir genç kıza aşık olur ve kısa sürede evlenirler; ancak evlilikleri de kısa sürer ve üç ay sonra ayrılırlar. Gerçek hayat arkadaşını iki yıl sonra ‘benim her şeyim’ dediği hayat arkadaşını bulacaktır. 1960'lı yıllarda Türkiye'de Hafif Bati Müziğinde Hayati Kafe, Erol Büyükburç, Metin Ersoy fırtınası esiyordu. Barış da aklına koymuştu bu dünyanın içine girmeyi. 1970'in mart ayında yaptığı ‘‘Dağlar Dağlar’’ dört ayda 700 bin satınca müzik dünyasının içinde buldu kendini. Bu şarkıyı Keban'dan İstanbul'a minibüsle gelirken dağlara baka baka bestelemişti. Artık onun yolu Anadolu rock müziği üzerine olacaktı. Tatlı tatlı yarıştığı dönem arkadaşları, Fikret Kızılok ve Cem Karaca idi. O yıllarda müzik dünyası da politik kısır çekişmelerin içine düşmüştü. Anadolu yollarında bir konsere giderken otobüsü bombalandı. Ölümden dönmüştü. Söyle anlatmıştı o geceyi ve sonrasını: ‘‘Beni komünist diye öldürmek istediler. Bıyıklarım yüzünden beni Mao'cu sandılar. Sonra Türkeş'çi diye anıldım. Siyasetle hiç ilgim yok. Ben Türklüğümüzü korumamız gerektiğine inanıyorum, o kadar. Ben gerçek bir 68 kuşağıyım.’’ Lise orkestrasında başlayan müzik yaşamı kendi orkestrasını kurmasıyla devam etti... Türk etnik rock müziğinin öncüsü olarak kurduğu Kurtalan Ekspresi(Askere gittiği trenin adı) ile birlikte Türkiye'de ve yabancı ülkelerde sayısız konserlere imza attı. Evliliğinden dört yıl sonra Belçika'ya yerleşti... İngilizce bestelerinden oluşan 'Barış Manço-Nick The Chopper' albümünü yurt dışında piyasaya sürdü...Uzun bir suskunluktan sonra 1979 yılında 'Sarı Çizmeli Mehmet Ağa' ile yeniden çıkış yaptı... Bestesi ve sözleri kendine ait 200'den fazla eseri olan Barış Manço, 1991 yılında 'Devlet Sanatçısı' unvanına layık görüldü... TRT'ye yaptığı 7'den 77'ye, Dönence, 4x21 Dolu Dizgin programlarıyla hemen hemen bütün dünyayı dolaşan Barış Manço, Japonya turnesiyle 1995 yılına damgasını vuruyordu... Tokyo, Osaka ve Nagasaki gibi Japonya'nın büyük kentlerinde konserler veren Barış Manço, Japonların da büyük sevgisini ve beğenisini kazanıyordu... |