BARIŞ MANÇO'NUN HAYATI 

     Ve 1975 yılında oldukça kalabalık bir nikah töreniyle resmen yaşamlarını birleştiriyorlar... 19 Mayıs 1981'de Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984'te de Batıkan Zorbey dünyaya geliyor... Aile olmayı, sorumluluk paylaşmayı ve çocuk sevmeyi öğreniyorlar hep birlikte... Tabii Barış Manço'nun yaşamını adadığı müzikle iç içe olmayı da... En son Türkiye gazetesine görüşlerini açıklayan Barış Manço, Türkiye’deki kültür sanat ortamını değerlendirmiş ve bugün yaşanan kültür kaosunun ülkemiz için olumsuz sinyaller verdiğini belirtmişti. Her zaman pozitif düşünceleriyle dikkat çeken Manço, insanların mücadeleyi bıraktığı anda başarısız olacağını, iyi şeyler yapmak için çaba gösterilmesi gerektiğini söylüyordu. Son olarak “Türklüğün 4 Bin Yıllık Tarihi” isimli bir belgesel için yoğun tempolu bir çalışma gerçekleştiriyordu. O kendisini bu noktalara getiren halkı suçlu bulacak kadar cesaretli ve doğruların peşinde olan bir insandı. Bir bakıma bu bir kaç cümleden ister sanatçı, ister halktan insanlar olsun bir çok ders çıkartabilirler. O popülist zihniyetin zararlarına vakıf bir kültür sanat adamıydı. Türkiye’nin kültür sanat ortamını kötü bulduğunu söyleyen Barış Manço, “Manzara tek kelime ile kötü ama beni bu denli karamsarlığa iten nokta her şeyin daha da kötü olacağını düşünüyor olmamdır. Çanak çömleklerle tüketilen gazetelerin olduğu, bin-iki bin kitabin ancak okunduğu bir memlekette güzel şeylerden bahsetmek oldukça zor” diyor ve ilave ediyordu: “Ben bunu kültüre karşı bir direniş olarak görüyorum. Direkt olarak da halkı suçlu buluyorum. Benim açımdan bir problem yok aslında. Programlarım seyrediliyor ve bu camiada kırk yılı doldurmuş bir sanatçıyım. Hiçbir şeye ihtiyacım yok.”

     Türkiye’de bazı gerçeklerin bilinmesi gerektiğini ancak bu gerçekleri ortaya koyacak zekaların cesaret edip konuşamadığını söyleyen Barış Manço, her şeyin popüler zihniyetle ve basit bir mantıkla işlendiğini, derinlikli olmayan fikirlerin daha çok rağbet gördüğünü belirterek, “Türkiye’nin önü açık. Kültürümüz bütün çağdaş değerlerin üstünde. Bu değeri işlemek gerekiyor. Benim seyahatlerim, çocuk programlarım, röportajlarım bu güzellikleri ortaya koymak ve evrensel düzeyde tanınmasını sağlamak üzerine kuruludur. Ben kendi adıma önemli şeyler yaptığıma inanıyorum ve herkesin aynı oranda çalışması gerektiğini savunuyorum.” 1982 yılında ilk defa onu yoklayan kalbi, onu 1999`da alıp götürdü. Seni unutmayacağız Barış Abi!

İlk sayfa      Geri


Ana Sayfa             Mailleriniz            Fotoğraf Galerisi           Yazıları            Mp3           Hayatı